Yıllık İzin Öncesinde Ücretin Peşin Ödenmemesi veya Avans Olarak Verilmemesine İlişkin Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Haklı Fesih Değerlendirmesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından, işverenin işçiye ait yıllık izin dönemine ilişkin ücreti işçi izne çıkmadan önce peşin olarak ödeme veya avans olarak verme yükümlülüğüne aykırı davranmasının işçi bakımından haklı fesih nedeni teşkil edip etmediğine ilişkin uyuşmazlık, 10.03.2025 tarihli ve 2025/2024 Esas, 2025/2487 Karar sayılı karar ile giderilmiştir.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin işçinin yıllık izne çıkmadan önce kendisine avans veya yıllık izin dönemini kapsayan ücretinin peşin olarak ödenmemesinin iş akdinin haklı nedenle feshine sebebiyet verdiği yönündeki 22.04.2021 tarihli ve 2021/310 Esas, 2021/736 Karar sayılı kararı ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin, aynı durumun iş akdinin haklı nedenle feshine sebebiyet vermediği yönündeki 22.03.2024 tarihli ve 2022/1708 Esas, 2024/758 Karar sayılı kararının çelişkili olması nedeniyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu tarafından dosyanın Yargıtay’a gönderilmesine karar verilmiştir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından:

- 4857 sayılı İş Kanunu’nun (“Kanun”) "Yıllık izin ücreti" başlıklı 57. maddesi ile işverenin, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izne başlamasından önce önceden ve toplu şekilde ödemesi ya da bu tutarı avans olarak işçiye vermesi gerektiği,

- 03.03.2004 tarihli ve 25391 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nin (“Yönetmelik”) 21. maddesinin 2. fıkrası ile, işverenin veya işveren vekilinin, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye izin dönemine ilişkin ücreti ile ödenmesi bu döneme rastlayan diğer ücret ve ücret niteliğindeki haklarını izin başlamadan evvel işçiye ödemesi veya avans şeklinde vermesi gerektiği,

- Kanun'un 57. maddesi ve Yönetmelik hükümleri uyarınca söz konusu ödeme yükümlülüğünün mutlak emredici nitelikte olduğu ve işverenin bu yükümlülüğünün doğması için işçinin ayrıca yıllık izin ücretinin peşin olarak ödenmesini talep etmesine gerek bulunmadığı,

- Bu doğrultuda, işçinin yıllık izin ücretinin peşin olarak ödenmesini ayrıca talep etmemiş olmasının veya işyerinde ücretlerin olağan maaş ödeme tarihinde ödenmesinin, işverenin Kanun'dan kaynaklanan ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı,

- Kanun'un 24/II-(e) bendinde, ücretin kanun hükümlerine veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesaplanmaması ve ödenmemesinin, 24/II-(f) bendinde ise çalışma şartlarına uyulmamasının işçiye haklı nedenle fesih hakkı veren durumlar olarak düzenlendiği,

- Bu kapsamda, yıllık izin dönemine ilişkin ücretin işçi izne ayrılmadan önce peşin olarak ödenmemesi veya avans olarak verilmemesi nedeniyle gerçekleştirilen feshin haklı nedene dayandığı,

yönünde değerlendirme yapılmıştır.

Yargıtay ayrıca, uyuşmazlığa konu Bölge Adliye Mahkemesi kararlarından birinde ileri sürülen görüşün aksine, işçinin kanunen hak kazandığı yıllık izin süresinden daha fazla süreyle izin kullanmış olmasının işverenin ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağını belirtmiştir. İşçiye, mevcut yıllık izin hakkını aşan miktarda izin kullandırılması dahi, izin süresine ait ücretin izin başlangıcından önce işçiye ödenmesi ya da avans şeklinde verilmesi gerekliliğini değiştirmemektedir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından yapılan değerlendirmede; yıllık izin kullanılacağı döneme ilişkin ücretin, izin süresi başlamadan önce peşin olarak ödenmemesi veya işçiye avans niteliğinde verilmemesinin işverenin yükümlülüğüne aykırılık oluşturduğu ve bu aykırılığın işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirme imkânı verdiği kabul edilmiştir. Bu kapsamda, Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasındaki görüş farklılığının, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 22.04.2021 tarihli, 2021/310 Esas ve 2021/736 Karar sayılı kararı esas alınarak giderilmesine hükmedilmiştir.

Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 04.02.2026 tarihli ve 2025/9527 Esas, 2026/797 Karar sayılı kararında da 10.03.2025 tarihli karara atıf yapılmış ve yıllık izin dönemine ilişkin ücretin izin öncesinde peşin olarak ödenmemesi nedeniyle gerçekleştirilen feshin haklı olduğu yönündeki değerlendirme benimsenmiştir. Bu itibarla, 10.03.2025 tarihli kararın yalnızca uyuşmazlığı gideren münferit bir değerlendirme olarak kalmadığı, Yargıtay'ın sonraki kararında da aynı yönde değerlendirme yapıldığı görülmektedir. 04.02.2026 tarihli karara buradan ulaşabilirsiniz.

Anılan karar ile işverenler bakımından yeni bir ödeme yükümlülüğü getirilmemiş olup Kanun ve Yönetmelik kapsamında halihazırda mevcut olan yıllık izin dönemine ilişkin ücretin izne başlamadan önce peşin olarak ödenmesi veya avans olarak verilmesi yükümlülüğünün hukuki sonucu açıklığa kavuşturulmuştur. Söz konusu ödeme ayrıca bir “izin ücreti” veya “izin ikramiyesi” niteliğinde olmayıp izin dönemine karşılık gelen ücretin ödeme zamanının izin başlangıcından önceye alınmasını ifade etmektedir.

Sonuç olarak, işverenler tarafından yıllık ücretli izin kullanan işçilere, izin dönemine ilişkin ücretin işçi yıllık izne başlamadan önce ödenmesi veya avans olarak verilmesi gerekmektedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, işçinin söz konusu aykırılığı gerekçe göstererek iş akdini haklı nedenle feshetmesi ve buna bağlı olarak kıdem tazminatı talebinde bulunması gündeme gelebilecektir. Bu kapsamda, yıllık izin kullanımına ilişkin kayıtların ödeme işlemleriyle uyumlu şekilde ve süresi içerisinde oluşturulması; izin ücretinin, izin kullanılmaya başlanmadan önce peşin ya da avans niteliğinde ödendiğinin ise bordro ile banka kayıtlarından tereddüde yer vermeyecek biçimde ortaya konulması önem arz etmektedir.

10.03.2025 tarihli kararın tamamına buradan erişim sağlayabilirsiniz.

İlgili Çalışma Alanı: İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku