Anayasa Mahkemesi’nin E-Ticaret Platformlarının Sorumluluğuna İlişkin Önemli İptal Kararı


02.06.2026 tarihli ve 33268 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 12.02.2026 tarihli ve E.2024/187, K.2026/42 sayılı kararı (“Karar”) ile, tüketici sözleşmeleri kapsamında aracı hizmet sağlayıcılar bakımından öngörülen bazı sorumluluk sınırlamaları Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiştir.

Başvuru, ayıplı mal nedeniyle açılan manevi tazminat davası kapsamında, aracı hizmet sağlayıcıların tüketiciye karşı sorumluluğunu daraltan hükümlerin Anayasa’ya uygunluğunun tartışılması üzerine yapılmıştır.

İptal Başvurusunun Gerekçesi

İtiraz başvurusunda özetle, elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının sundukları içerikler ve aracılık ettikleri satışlar bakımından çok geniş ölçüde sorumsuz tutulmasının tüketicileri korumasız bıraktığı ileri sürülmüştür.

Özellikle tüketicilerin e-ticaret pazar yerlerinde platformun sağladığı güvene dayanarak işlem yaptığı; buna rağmen platformların ayıplı mala ilişkin taleplerde veya hukuka aykırı içerik ve satışlarda sorumluluk dışında bırakılmasının, tüketicinin korunması ilkesi ile mülkiyet hakkı ve mahkemeye erişim hakkı bakımından sorun yarattığı belirtilmiştir.

İptal Edilen Düzenlemeler

Anayasa Mahkemesi iki önemli düzenleme hakkında iptal kararı vermiştir:

1.      6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (m.48/6-d) – “11. maddeye ilişkin sorumsuzluk”

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (6) numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan ve aracı hizmet sağlayıcının, ayıplı mala ilişkin 11. maddede düzenlenen tüketicinin seçimlik haklarından sorumlu tutulmamasına yol açan “…ile 11 inci…” ibaresi iptal edilmiştir.

Bu düzenleme, aracı hizmet sağlayıcının satıcı veya sağlayıcı adına bedel tahsil ettiği durumlarda, aracı hizmet sağlayıcının; tüketicinin bedel iadesi, malın değiştirilmesi, ücretsiz onarım veya ayıp oranında bedel indirimi gibi ayıplı maldan doğan seçimlik haklara ilişkin taleplerinden sorumlu olmayacağını öngörmekteydi.

Anayasa Mahkemesi, ayıplı mal nedeniyle tüketicinin sahip olduğu bu seçimlik haklar bakımından aracı hizmet sağlayıcının tamamen sorumsuz tutulmasını Anayasa’ya uygun bulmamış; bu kapsamda söz konusu sorumsuzluk istisnasını doğuran “…ile 11 inci…” ibaresini çıkarmak suretiyle aracı hizmet sağlayıcıyı 11. madde kapsamındaki seçimlik haklar yönünden sorumluluk dışında bırakan düzenlemeyi ortadan kaldırmıştır.

2.      6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun (m.9/1) – Tüketici işlemleri yönünden

Anayasa Mahkemesi, 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’da aracı hizmet sağlayıcının aksi kanunda açıkça düzenlenmedikçe hizmet sağlayıcı tarafından sunulan içerik ile mal veya hizmete ilişkin hukuka aykırılıklardan sorumlu tutulamayacağını düzenleyen 9. maddesinin (1) numaralı fıkrası tüketici sözleşmeleri bakımından iptal etmiştir.

Mahkeme, bu fıkrayı yalnızca tüketici sözleşmeleri bakımından değerlendirerek aracı hizmet sağlayıcının tamamen sorumsuz bırakılmasını Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir.

İptal Gerekçesi

Anayasa Mahkemesi söz konusu kuralların özellikle platformun işlem üzerinde aktif rol aldığı veya tüketicinin satıcıya fiilen ulaşamadığı durumlarda tüketiciyi korumasız bırakabildiğini değerlendirmiştir.

Bu kapsamda, tüketici ile aracı hizmet sağlayıcı arasındaki menfaat dengesinin tüketici aleyhine bozulduğu, tüketiciye aşırı külfet yüklendiği ve devletin tüketiciyi koruma yönündeki pozitif yükümlülüğü ile bu durumun bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır.

Kararın Etkileri

Karar, aracı hizmet sağlayıcıların ayıplı mal uyuşmazlıklarında artık “ben sadece aracıyım, sorumluluk bana ait değil” şeklindeki savunmaya her durumda dayanabilmesini önemli ölçüde sınırlandırmıştır. Tüketicilerin ayıplı mal durumunda özellikle satıcıya ulaşamadığı veya platformun satış ve ödeme süreçleri nde aktif rol oynadığı durumlarda, taleplerini doğrudan platforma yöneltebilmesinin önü açılmıştır.

Ayrıca, hukuka aykırı içerik bakımından aracı hizmet sağlayıcının sorumluluğunu dışlayan düzenlemenin tüketici sözleşmeleri yönünden iptal edilmesi, platformların bu tür içerik ve işlemler bakımından artık tamamen sorumsuz kabul edilemeyeceği ve belirli koşullarda sorumluluk alanı içinde değerlendirilebileceği yönündeki yaklaşımı güçlendirmiştir. Bu yönüyle Karar, aracı hizmet sağlayıcılarının sorumluluğunu yalnızca teknik aracılıkla sınırlı görmeyen ve tüketici korunmasını öne çıkaran bir çerçeve ortaya koymaktadır.

Yürürlük Tarihi

Anayasa Mahkemesi, iptal hükümlerinin kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.

Karar’ın tamamına bu link üzerinden erişim sağlayabilirsiniz.