Fintek Dünyasında Yeni Dönem: Ödeme Kuruluşlarında “Re’sen Hesap Askıya Alma” Yetkisi Ve Hızlandırılmış Elkoyma Süreci
7571 Sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun”) kapsamında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na (“CMK”) eklenen 128/A maddesi, banka hesaplarıyla birlikte elektronik para kuruluşları, ödeme kuruluşları ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları (“Kuruluşlar”) açısından yeni ve hızlı bir adli müdahale mekanizması öngörmektedir.
25 Aralık 2025 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 128/A maddesi, Kuruluşlar’a tanınan yetkiler ve yükümlülükler bakımından uygulamada önemli sonuçlar doğuracak niteliktedir.
CMK 128/A’nın temel hedefi, bilişim vasıtasıyla işlenen belirli suçlarda suçtan elde edildiği değerlendirilen fonların kısa süre içinde farklı hesaplara aktarılabilmesi nedeniyle, alışılagelmiş el koyma tedbirlerinin müdahale hızının yetersiz kaldığı durumlarda erken aşamada geçici blokaj imkânı yaratmaktır. Düzenleme, belirli koşulların varlığı halinde Kuruluşlar’a, yargı kararı beklenmeksizin ilk aşamada sınırlı süreli askıya alma yapabilme imkânı tanırken, eş zamanlı olarak bildirim ve belge temini bakımından sıkı yükümlülükler getirmektedir.
Düzenleme yalnızca üç spesifik suç tipi için geçerlidir. Bunlar dışındaki suçlarda bu madde uygulanmayacaktır. Kapsama giren suçlar aşağıdaki gibidir:
- Nitelikli Hırsızlık (Türk Ceza Kanunu (‘’TCK’’) m.142/2-e- bilişim sistemleri kullanılarak işlenen),
- Nitelikli Dolandırıcılık (TCK m.158/1-f ve TCK m.158/1-l-bilişim sistemleri veya banka/kredi kurumları kullanılarak işlenen),
- Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması (TCK m.245).
Bu suçların ortak özelliği, dijital kanallar üzerinden hızla gerçekleştirilmeleri ve paranın anında transfer edilebilmesidir. Phishing saldırıları, sahte yatırım siteleri, çalıntı kart bilgileriyle yapılan işlemler, hesap ele geçirme gibi günlük olarak sıkça karşımıza çıkmaya başlayan birçok somut olay bu kapsamdadır.
Uygulamanın başlaması için, bu suçların işlendiğine dair “makul şüphe” seviyesinde değerlendirme yapılması öngörülmektedir; bu aşamada kesin delil veya mahkûmiyet şartı aranmamaktadır.
- Kuruluşlar Açısından Yeni Yetki ve Yükümlülükler
- Re’sen Hesap Askıya Alma
CMK 128/A, kanunda sayılan suçlar bakımından makul şüphe bulunması halinde, Kuruluşlar’ın kendi kararlarıyla ilgili hesabı en fazla 48 saate kadar askıya alabilmesine imkân vermektedir. Bu yetkinin kullanılabilmesi için savcılık veya mahkeme kararının beklenmesi gerekmemektedir.
Bununla birlikte, askıya alma işleminin “otomatik” bir refleks haline getirilmesi yerine; makul şüphe değerlendirmesinin somut veri setlerine dayanması, alınan kararın gerekçelendirilebilir ve sonradan denetlenebilir şekilde kayıt altına alınması önem taşır.
Uygulamada makul şüphe değerlendirmesini desteleyebilecek göstergeler arasında; müşteri profili ile uyumsuz işlem hacmi artışları, ardışık parçalı işlemler, şüpheli/riski yüksek hesaplarla yoğun etkileşim, olağandışı zaman pencerelerinde yapılan işlemler ve fonun çok kısa süre içinde hesaba girip çıkması gibi örüntüler öne çıkmaktadır. Kuruluşlar’ın bu tür göstergeleri içeren bir değerlendirme çerçevesini (Örneğin “makul şüphe matrisi”) uyum ve risk yönetimi süreçlerine entegre etmesi önem arz etmektedir.
- Askıya Alma Anında Bildirim Yükümlülükleri
Askıya alma işlemiyle birlikte, düzenlemenin Kuruluşlar’a zaman bakımından eşik değerleri çok düşük bildirim yükümlülükleri getirmektedir. Askıya alma işleminin gerçekleştirildiği anda üç ayrı bildirim yapılması zorunludur:
- Cumhuriyet Başsavcılığına Bildirim Yapılması: Askıya alma işleminin ve hesap hareketlerinin, tüm bilgi ve belgelerle birlikte derhal (gecikmeksizin) ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi gerekmektedir. “Derhal” ifadesi, işlemin yapıldığı gün içinde, mümkünse saatler içinde anlamına gelmektedir. Bildirimde şunlar yer almalıdır: Hesap sahibinin kimlik bilgileri, askıya alınan hesap numarası ve türü, askıya alma gerekçesi (hangi şüpheli işlemler tespit edildi), hesap hareketleri (son işlemler, transfer detayları), şüpheli işlemlere ilişkin tüm belgeler.
- Hesap Sahibine Bildirim Yapılması: Hesabı askıya alınan müşteriye de aynı anda bildirimde bulunulması gerekmektedir. Bu bildirim, müşterinin itiraz hakkını kullanabilmesi için kritiktir. Bildirimde hesabın askıya alındığı, askıya alma gerekçesi (genel olarak- detaylı soruşturma bilgileri verilmez), itiraz hakkı hakkında bilgi ve Cumhuriyet Başsavcılığına başvuru yolu yer alması gerekmektedir. Hesabı askıya alınan müşteriye bildirim yapılırken “Soruşturmanın Gizliliği” ilkesine azami dikkat gösterilmelidir.
- Zincirleme Bildirim Yapılması (Transfer Tespit Edilirse): Eğer askıya alma işlemini tamamlamadan önce şüpheli paranın başka bir mali kuruma (başka bir banka, ödeme kuruluşu veya kripto varlık hizmet sağlayıcısına) transfer edildiği tespit edilirse, bu durumun ilgili mali kuruma gecikmeksizin bildirilmesi zorunludur. Bu, suç gelirinin izini kaybetmemek için kritik bir mekanizmadır.
- Bilgi ve Belge Sunma (10 Gün İçerisinde) ve İdari Para Cezası Riski
Cumhuriyet Savcısı, hakim veya mahkeme tarafından bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında bilgi veya belge istendiğinde, bu talepleri 10 gün içinde fiziki veya elektronik ortamda gönderilmesi zorunludur. Bu süre kesindir ve uzatılamaz.
İstenebilecek bilgi ve belgeler ise şunlardır: Hesap açılış belgeleri ve KYC dokümanları, hesap hareketleri ve işlem dökümleri, IP adresi logları ve erişim kayıtları, müşteri ile yapılan yazışmalar, şüpheli işlem raporları (STR), diğer her türlü ilgili belge.
Bilgi veya belgenin gönderilmemesi ya da eksik gönderilmesi durumunda, 50.000 TL’den 300.000 TL’ye kadar idari para cezası verilebilir. Bu ceza her bir talep için ayrı ayrı uygulanır. Yani, 5 farklı talebe geç cevap verilmesi halinde, 5 ayrı idari para cezası söz konusu olacaktır.
Bu nedenle, yasal taleplere cevap verme süreçlerinin çok sıkı takip edilmesi, bir “yasal talep takip sistemi” kurulması ve 10 günlük süreye dikkat edilmesi gerekmektedir. Hukuk ve uyum birimlerinin bu taleplere öncelik vermesi şarttır.
- Sorumluluk Rejimi: Hukuki Güvence ve Sınırları
CMK 128/A maddesinin 6. fıkrası uyarınca, askıya alma işlemine karar veren Kuruluşlar, bu işlemleri nedeniyle hukuki bakımdan (tazminat vb.) sorumlu tutulmayacaktır
Normal şartlarda, bir müşterinin hesabını haksız yere dondurulduğunda, müşterinin uğradığı zararı (örneğin vadesi gelen bir borcunu ödeyememesi, ticari fırsatı kaçırması) tazmin etmek zorunda kalınabilir. Ancak CMK 128/A kapsamında, “makul şüphe” kriterlerine uygun olarak alınan askıya alma kararları nedeniyle müşterinin tazminat davası açması halinde bu madde koruma sağlayacaktır.
Ancak önemle belirtmek gerekir ki;
- Kanun metni Kuruluşlar bakımından “cezai sorumluluk”u kapsam dışında bırakmamıştır. Bu nedenle, makul şüphe olmaksızın, keyfi veya kötü niyetle yapılan dondurma işlemlerinde personelin veya yöneticilerin cezai sorumluluğu saklıdır.
- Tazminata dair güvence, ‘makul şüphe’ kriterlerine uygun, somut verilere dayalı ve iyi niyetli işlemler için geçerlidir.
- Her askıya alma kararının gerekçeli şekilde belgelenmesi (log kayıtları, şüphe gerekçesi vb.) zorunludur.
- Süreç Akışı ve Zamanlama Mantığı
CMK 128/A süreci çok hızlı işler ve sıkı süreler içerir. Süreç aşağıda yer aldığı üzere ilerler:
| Zaman Dilimi | Aşama | Açıklama / Sonuç |
| Derhal | Askıya Alma | Şüpheli işlem tespit edilir edilmez hesap askıya alınır. Aynı anda Cumhuriyet Başsavcılığına ve hesap sahibine bildirim yapılır. Bu andan itibaren 48 saatlik süre başlar. |
| 0–24 Saat | Savcılık İncelemesi | Bildirim incelenir. Şüphe yerinde görülürse el koyma kararı verilir. Kararın en geç 24 saat içinde verilmesi zorunludur. |
| 24–48 Saat | Hakim Onayı | El koyma kararı verilmişse, karar hâkim onayına sunulur. Hâkim inceleme yaparak en geç 48 saat içinde karar verir. |
| 48. Saat Sonu (Hakim Kararı) | Kesinleşme veya Serbest Bırakma | Onay halinde el koyma kesinleşir ve hesap dondurulmuş kalır. Ret halinde el koyma kalkar ve hesap serbest bırakılır. |
| 48. Saat Sonu (Karar Yoksa) | El Koymanın Kendiliğinden Kalkması | 48 saat içinde karar verilmemesi halinde el koyma kendiliğinden kalkar ve hesap serbest bırakılır. |
| Maksimum Süre | Re’sen Askı Süresi | Re’sen yapılan askıya alma işlemi en fazla 48 saat sürebilir. Bu süre sonunda yargı kararı yoksa hesabın serbest bırakılması zorunludur. |
Bu sıkı sürelere uymak için operasyonel süreçlerinin 7/24 çalışır durumda olması, hafta sonları ve tatil günlerinde de nöbetçi ekiplerin bulunması gerekmektedir.
- Müşteri Başvuruları ve İletişim Yönetimi
Askıya alma işlemine maruz kalan müşterilerin itiraz ve başvuru süreçleri bakımından, Kuruluşlar’ın hem standart iletişim metinleri hem de kayıt yönetimi açısından hazırlıklı olması gerekir. Kuruluşlar’a yönelen başvurularda, işlemin CMK 128/A çerçevesinde ve yasal yükümlülük kapsamında tesis edildiğinin, itiraz merciinin esasen yetkili makamlar olduğunun ve Kuruluşlar’ın tek başına kararı kaldırma yetkisinin bulunmadığının, açık fakat soruşturmanın gizliliğini ihlal etmeyecek şekilde ifade edilmesi uygun olacaktır. Bu aşamada en önemli husus, müşteriyle iletişimi “bilgilendirme” çizgisinde tutarken, süreç kayıtlarını uyuşmazlık yönetimi açısından eksiksiz muhafaza edebilmektir.
- El koyma ve Mağdura İade İhtimali
Savcılık veya mahkeme, askıya alınan hesaptaki paraya el koyma kararı verebilir. El koyma, paranın adli emanete alınması anlamına gelir. Bu aşamada para tamamen dondurulur ve dava sonuçlanana kadar bekletilir
Ancak yeni düzenlemenin çok önemli bir yeniliği var: El konulan paranın suçtan zarar gören mağdura ait olduğu tespit edilirse, soruşturma veya kovuşturma aşamasında paranın sahibine iadesi mümkündür. Bu, eski sistemde yıllarca süren bekleme süresini ortadan kaldıran bir değişikliktir. Örneğin, bir müşterinin hesabından dolandırıcılık yoluyla çalınan para başka bir hesaba geçmişse ve Kuruluşlar o hesabı dondurmuş ise, soruşturma veya kovuşturma sırasında paranın gerçek sahibi tespit edilirse, mahkeme kararıyla parayı doğrudan mağdura iade edebilir. Bu durumda Kuruluşlar, mahkemenin iade kararını yerine getirir. İadenin gerçekleşmesi, Kuruluşlar’ın inisiyatifinde değildir. İade işlemi, ancak yetkili makamın iade kararı ile yapılabilir.
- Operasyonel Uyum
Kuruluşlar’ın CMK 128/A kapsamında etkin ve tutarlı bir uygulama için, teknik ve organizasyonel hazırlıkları birlikte ele alması beklenir. Bu kapsamda, şüpheli işlem örüntülerine ilişkin uyarı sistemlerinin güncellenmesi, hesabın hızlı biçimde askıya alınmasını sağlayacak teknik blokaj mekanizmaları, savcılık ve müşteri bildirimlerini destekleyecek otomasyon, 48 saat/24 saat/10 gün gibi eşiklerin kaçırılmaması için süre takip altyapısı ve talep edilen belgelerin hızla sunulabilmesi için belge yönetimi temel başlıklar olarak öne çıkar.
Bunlara ek olarak, askıya alma kararının hangi birimler tarafından, hangi onay akışıyla ve hangi kriterlerle verileceğini düzenleyen yazılı prosedürler ile müşteri iletişimi rehberleri, uygulamada standardizasyon ve denetlenebilirlik sağlar.
- Başlıca Risk Alanları
Uygulamada riskler, yalnızca düzenlemeye uyulmaması halinde doğabilecek idari yaptırımlardan ibaret değildir. Bir yandan “yanlış pozitif” askıya almalar yoluyla masum müşterilerin mağdur edilmesi ve buna bağlı itibar/süreç yükü riski ortaya çıkabilir; diğer yandan “yanlış negatif” senaryolarda suç gelirinin sistem dışına çıkarılması ve zincirleme bildirim gibi mekanizmaların işletilememesi söz konusu olabilir. Ayrıca 10 günlük süre içinde bilgi/belge sunulamaması veya eksik sunulması halinde idari para cezası riski doğurur. Bu nedenle, risk yönetiminin hem teknoloji hem de insan kaynağı ve denetim katmanlarıyla birlikte tasarlanması gerekir.
- Sonuç ve Değerlendirme
CMK 128/A ile ödeme ve elektronik para ekosistemi, belirli suç tipleri bakımından hızlı müdahale gerektiren bir koruma mekanizmasının doğrudan parçası haline gelmiştir. Düzenleme, Kuruluşlar’a sınırlı süreli re’sen askıya alma imkânı tanırken, eş zamanlı olarak bildirim, belge temini ve süre yönetimi bakımından sıkı bir uyum standardı ortaya koymaktadır.
Bu çerçevede, Kuruluşlar’ın karar alma kriterlerini somutlaştırması, süreçlerini 7/24 işleyebilir biçimde kurgulaması ve denetlenebilir kayıt düzeni oluşturması hem uyum hem de operasyonel sürdürülebilirlik açısından belirleyici olacaktır.
Kanun’un tamamına bu link üzerinden erişebilirsiniz.
https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2025/12/20251225-33.htm

